ln buneydi sakasiz iki saatte okudjm bitirdim gece dort suan askim bna kuscek ama ASKIM COK AKICIYDI COK MRK ETTIM guzledi bence yarin da ikinciyi okicm
kuzenler ile izlemek vardı... tek basına izlemelik bi film degıl ama yine de sardı eğlendim izlerken fav karakterim de gold renkli robot oldu q7ğwşdşwğxpwğ
Spoiler içeriyor
True Romance, kaotik bir aşk hikâyesini masalsı bir deliliğe dönüştüren nadir filmlerden biri. Clarence ve Alabama’nın ilişkisi kusursuz değil; zaten filmi özel yapan şey de bu. İkisi de kırık insanlar ama birbirlerinin yanında ilk kez gerçekten “yaşıyor” gibi hissediyorlar. Film…devamıTrue Romance, kaotik bir aşk hikâyesini masalsı bir deliliğe dönüştüren nadir filmlerden biri. Clarence ve Alabama’nın ilişkisi kusursuz değil; zaten filmi özel yapan şey de bu. İkisi de kırık insanlar ama birbirlerinin yanında ilk kez gerçekten “yaşıyor” gibi hissediyorlar. Film boyunca akan şiddet, suç ve çılgınlık aslında arka planda kalıyor; merkezde hep birbirine tutunmaya çalışan iki yalnız insan var.
Tarantino’nun yazdığı diyaloglar ve Tony Scott’ın enerjik yönetimi filme ayrı bir ruh katıyor. Her sahne biraz deli, biraz romantik ve biraz da trajik hissettiriyor. Özellikle karakterlerin doğallığı filmi sadece bir suç filmi olmaktan çıkarıyor. Çünkü True Romance, aslında dünyanın kirli tarafında bile saf kalmaya çalışan iki insanın hikâyesi. Ve bu yüzden film bittiğinde geriye sadece aksiyon değil, tuhaf bir özgürlük hissi kalıyor.
Ejderha Dövmeli Kız atmosfer olarak çok güçlü bir film olsa da hikâye akışı bazen fazlasıyla kopuk hissettiriyor.Karakterler derin ve karanlık yazılmış ama film, gizem ile kişisel travmalar arasında sürekli gidip geldiği için izleyiciyi tam içine çekemiyor. Özellikle bazı sahneler “hikâye…devamıEjderha Dövmeli Kız atmosfer olarak çok güçlü bir film olsa da hikâye akışı bazen fazlasıyla kopuk hissettiriyor.Karakterler derin ve karanlık yazılmış ama film, gizem ile kişisel travmalar arasında sürekli gidip geldiği için izleyiciyi tam içine çekemiyor. Özellikle bazı sahneler “hikâye ilerliyor mu yoksa sadece stil mi izliyorum?” hissi bırakıyor. Buna rağmen Fincher’ın kasvetli atmosferi, müzikleri ve Lisbeth Salander karakteri filmi ayakta tutuyor. Film kötü değil; ama duygusal bağ kurmak yerine soğuk ve parçalı bir deneyim sunuyor.
Savaşın insan ruhunda açtığı yaraları acımasız bir gerçeklikle anlatıyor. Film ilerledikçe her sahne daha da ağırlaşıyor ve finali insanın içine oturan bir şok bırakıyor. Bittiğinde sadece şaşırmıyorsun; insanlığın karanlık tarafını düşünmekten uzun süre çıkamıyorsun.
Sözde bağımsız bir araştırma şirketi korku filmi izleyicilerinin kalp ritm değişikliğini ölçerek yapmış olduğu testlerde izleyiciler en çok bu filme tepki vermişler. Şu filmde kalp ritimleri değişen hayatında hiç korku filmi izlememiştir. Belgesel tarzındaydı. Korkutmadı aksine sıktı. Altyazıları sorunluydu ışık…devamıSözde bağımsız bir araştırma şirketi korku filmi izleyicilerinin kalp ritm değişikliğini ölçerek yapmış olduğu testlerde izleyiciler en çok bu filme tepki vermişler. Şu filmde kalp ritimleri değişen hayatında hiç korku filmi izlememiştir. Belgesel tarzındaydı. Korkutmadı aksine sıktı. Altyazıları sorunluydu ışık hızıyla geçip gidiyordu, altyazı takip edeceğim diye gözüm yoruldu. Konu güzeldi ama nereye bağlandı ne anlamalıyız, korku evi açılış gecesinde ne olmuş, hiçbir şey anlamadım.
Gerçekten zor zamanlar geçirenlere tavsiye ediyorum, kesinlikle bu filmi izleyin. En iyi animasyon filmi ilan ediyorum (ben tarafından ahahks). Filmin son yarım saati ful ağladım skkslqms sebebiyse kendi hayatımda yaptığım ve kendimi boş yere yorduğum her bir düşünce için. Geçmiş…devamıGerçekten zor zamanlar geçirenlere tavsiye ediyorum, kesinlikle bu filmi izleyin. En iyi animasyon filmi ilan ediyorum (ben tarafından ahahks). Filmin son yarım saati ful ağladım skkslqms sebebiyse kendi hayatımda yaptığım ve kendimi boş yere yorduğum her bir düşünce için. Geçmiş ve gelecek hakkında o kadar çok düşünüyorum ki şimdiyi - ânı kaçırıyorum. Bazen kendimizin de birer insan olduğunu unutuyoruz; hata yapmak, rezil olmak, soğuk gözükmek, fazla sıcak kanlı olmak..nasıl gözüktüğümüz hakkında çok düşünüyoruz, bir sonraki adım hakkında olması gerekenden fazla kafa yoruyoruz. Son zamanlarda takıntılı bir insana dönüştüğümü ve bunun önünü alamadığımı fark ettim. bu beni kötü düşüncelere itiyordu ve döngü halinde daha da strese girmeme neden oluyordu. Ama bu filmin ruhuma bir ayna tuttuğunu hissettim, şu ömrümüze çok fazla dert biriktiriyoruz ve yaşadığımız her bir dakikanın dahi ne kadar kıymetli olduğunu unutuyoruz. Bu film de bana bunları hatırlattı ve çok daha fazla şeyi görüp şükretmemi sağladı, bu sayede zihnimdeki kötü düşüncelerin yok olmasına izin verdim.
Son olarak şunu söylemek istiyorum zor bir çağda yaşıyoruz, bazen kendi düşüncelerimize bile vakit ayıramıyoruz, her sektörde belli belirsiz bir rekabet var ve nefes almaya bile vaktimiz olmuyor, teknolojiyle gelişen büyük bir yalnızlaşma hissiyle savaşıyoruz; kimisi üniversite sınavı hakkında, kimisi işsizlikle ve kimisi de sağlık problemiyle uğraşıyor. Her birimizin bir derdi var, küçük-büyük fark etmez umarım ki hepsi hayırlı şekilde sonuçlanır. Unutmayın hiçbir şey çözümsüz değil ve hayat yaşamaya değer. Hayatta her ânınızın tadını çıkarma ve yaşama amacınızı bulmanız dileğiyle❤️